Archive for Ağustos, 2011

Konser İzlenimleri

Geçtiğimiz Cuma akşamı Turkcell Kuruçeşme Arenadaki Leman Sam, Şevval Sam ve Şehnaz Sam konserine gittik, dört arkadaş. Öncelikle biraz ulaşımdan bahsedersem.

Staj yaptığım yer olan Turkcell Teknolojinin Kadıköy servisine binerek boğa heykelinde indim. Oradan Kadıköy Rıhtımda diğer arkadaşlarla buluşup atıştırdık ve ardından Dentur firmasının vapuruyla doğrudan Kadıköy – Kuruçeşme Arena güzergahına gittik. Konser/etkinlik olduğu zamanlar Dentur çeşitli iskelelerden doğrudan Kuruçeşme Arenaya servis yapıyor. Kadıköyden tek gidiş 5TL, diğer iskeleler de yakınlığa göre değişiyor. Dönüşte Taksime gidecektik ama taksi bulmakta ciddi sorun yaşadık. İstanbulun taksicileri biraz tok, -ya da aç mı demeli bilemedim- yakın mesafeye yolcu almıyor. Çok para getiren yolcuyu istiyor. (ki yakın mesafe dediğimiz yere 15TL taksi parası ödedik.)

Kuruçeşme Arena gerçekten güzel düzenlenmiş bir yer içinde çeşitli standlar cafe-bar tarzı bir kaç yer ve bir adet restaurant tarzı birim bulunuyor. Tribünlerin sahneye uzaklığı çok değil ama yine de ayakta sahne önü aldığımız iyi oldu. Hem en ucuzu hem de en yakını oydu :)

Gelelim konsere, konser bir slayt gösterisi ile başladı. Orada gördüm ki Şevval Samın tipi üç yaşındayken de aynıymış. “Bir insan hiç mi değişmez?” diye düşünmemek elde değil.

Ardından Sam ailesi sahnede yerini aldı. Doğrusu aile konserleri hoşuma gidiyor. Daha önce de apayrı bir Sam ailesinin konserine gitmiştim. (Dr. Hulusi Sam ve oğulları Anıl Sam ile Ozan Sam dan oluşan konser ekibinin adı da “Oğullarım” idi.) Bu tarz aile konserleri kesinlikle samimi oluyor ve izlemesi de dinlemesi de eğlenceli geçiyor.

Konserde bir de hiç görmediğimiz yönlerini gördük onların. Şevval Samın yaptığı üflemeli enstrüman taklitleriyle Zaz – Je Veux u söylemeleri gibi. Açıkçası Şehnaz Sam adını ben ilk defa duydum ama ilk defa duyduğuma da pişman oldum.

Müzik tarzı olarak ailenin biraz dışında kalıyor. Söylediği rock müzikler ve çaldığı bateri ile bizi -en azından beni- kendisine hayran bıraktı. Kendisine buradan bir teşekkürü borç biliyorum ve adını daha önce duymadığım için de özür diliyorum. Dinlemeye değer bir insan.

Konser genel olarak çok güzel geçti gerçekten. Kuruçeşme Arenanın bir güzelliği de denize nazır olması bu bazı fırsatçıların da işine geliyor. Konser sırasında kocaman pankartlarla reklam geçişleri yapan tekneler vardı. :) Doğrusu güzel bir yöntem. Bundan sonra Kuruçeşme Arena’da sevdiğim birinin daha konseri olursa kaçırmamaya çalışırım çünkü ortam güzel, konser güzel. :)

Sonuç olarak konser gecesinden memnun kaldık, konser ise beklenenin üzerindeydi.

Youtube Remote

Meraklısı bilir Youtube un yeniliklerini deneyebileceğiniz bir kısmı var. Adı testtube, adresi www.youtube.com/testtube buradan yeni arayüzü deneyebilir, geliştirdikleri teknolojiler görebilirsiniz. Bir göz atmaya değer.

Daha önce de youtube.com/disco yu kullanıyordum müzik dinlemek için fizy nin yanı sıra. Seçtiğiniz şarkı ya da şarkıcıya benzer müzikleir otomatik olarak listeye ekliyor ve çalıyordu. Şimdi Youtube Leanback diye bir hizmete başlamış. Fizy mood gibi tam ekranda videoları oynatıyor ve aramanıza benzer sonuçları listeye ekleyerek, güzel bir müzik deneyimi sunuyor. “Eee youtube remote diye başlık attın. Ayrı şeyler anlatıyorsun?” dediğinizi duyar gibiyim. Gelelim konuya…

Youtube Remote bir Android uygulaması, Leanback ile beraber çalışmak üzere programlanmış. Bu sayede youtube.com/leanback adresine bağlı olan bilgisayar/Internet TV yi uzaktan kontrol edebiliyorsunuz.

Bu sayede bilgisayarınız bir youtube televizyonuna, Android işletim sistemli cep telefonunuzda bir uzaktan kumandaya dönüşüyor. Önceki/sonraki video, ses açıp kısma, duraklatma devam etme düğmeleriyle Youtube videosu için gereken bütün fonksiyonlar elinizin altında. Ayrıca çalma listeleriniz, videolar arasında arama, arama sonuçlarından veya çalma listelerinizden anlık yeni bir çalma listesi oluşturma ve onu çalma gibi işlevleri de mevcut.

Geçtiğimiz günlerde FB durumumda yazdığım gibi yakın durulması gereken ve gelecek vaat eden bir teknoloji. Youtube Remote beta. Şimdilik tek gereksiniminiz bir Android telefon ve Youtube/Google hesabı.

Duyuru

Merhaba,

Bundan sonra bu sayfalarda yani www.canbu.info/blog adresi altında sadece blog yazılarımı bulacaksınız. Bütün yazılım projelerimi, hakkımda sayfasını, Java Dersleri gibi kalıcı yazılarımı bir süre önce açtığım kişisel web sitem olan www.canburaktumer.com adresinde yayınlamaya devam edeceğim.

Bunun dışında artık www.canbu.info adresine girdiğinizde orada kişisel sayfamla karşılaşmayacak doğrudan buraya yönlendirileceksiniz. Eğer uzun zaman verdiğim aralardan sonra orada bir yerde hala bir takipçim varsa haber vermek iyi olur diye düşündüm.

Hocam.com

Hocam.com bir süre önce açılmış bir sosyal platform. Üniversitelilere kapılarını açan bu platformun karşılama mesajı da : “Türkiyenin en fazla ziyaret edilen üniversite sosyal ağına hoşgeldiniz.”, sloganı ise “Bazıları sosyal sever.”

Aslında bu iki cümle de gayet iyi açıklıyor hocam.com un amacını. Üniversiteliler için bir sosyal platform oluşturmak. Peki facebook varken neden hocam.com olmalı? Çünkü bazı artıları var. Bunlardan bence en önemlisi facebookta da rivayet olarak çok dolaşan profiline kimlerin baktığını ve kaç kere baktığını sana gösteren “Kim Bakmış” uygulaması. Yanı sıra HP kısaltmasıyla geçen HocamPuan da insanları buraya bağlamanın bir başka yolu.

Ve tabi bir de sadece gençlerden oluşan bir grubun neşesi, enerjisi ve cıvıl cıvıl olması durumu var.

Bir süredir bütün sınıf arkadaşlarımın takıldığı bu siteye ben de arkadaş ısrarıyla üye olmuştum aşağı yukarı 6 ay olmasına rağmen (belki daha da fazla) hala sıradaki yerim 45binlerden sıfıra inmediği için artık sıraya kaynak yapmanın vakti geldi diye düşündüm. Evet, kaydolur olmaz siteye giremiyorsunuz sizi bir kuyruğa ekliyorlar ve zaman içinde sıra geliyor. Ancak sıraya kaynak yapmak da mümkün, bunun için Hocam Dükkandan ürün alabilir, içerideki bir arkadaşınızdan biriktirdiği 50000 HP karşılığı sizi içeri almasını isteyebilir ya da benim yaptığım gibi blogunuzdan bir yazıyla reklam yapabilirsiniz :D

Eh bekledim bekledim sıra gelmedi. Artık kaynak yapmanın vakti gelmişti diyerek bu yazıyı kaleme aldım. Umarım hocam ille ilgili az da olsa bilgi veren bir yazı olmuştur. Daha fazlasını tam üye olmadığım için ben de bilemiyorum. Önümüzdeki günlerde görmek üzere :)

DHV Testleri hakkında

Gelişen teknoloji ile beraber yamaç paraşütü dünyası da büyük bir ilerleme kaydetti. Bu konuda zaten herkes hem fikir. Öyle ki artık kanatların performansları gittikçe ilerlerken güvenlikleri de artıyor. Peki bu gelişmeleri hala eski nesil testler ile ölçebilir durumda mıyız?

Demek istediğim şu örneğin Ozone Rush 3 testlerinin büyük bir kısmından EN A alıp, üç ya da dört başlıktan EN B aldığı için EN B olarak değerlendirilmiş bir kanat. Bu çok doğal testlerde bir tane bile EN B sonucu olsa bir kanada B verilmeli. Bu durumda eski nesil değerlendirme ile testlere bakan biri bu kanadın EN A ya yakın yani performansı başlangıç seviyesine uygun bir kanat olarak değerlendirebilir. Ancak bu kanadın performansı çok daha yüksek ve başlangıç veya başlangıçtan yeni çıkmış bir pilot bu kadar aktif bir kanadı tutmakta zorlanabilir. Hatta dönüşlerini kontrol edemeyebilir.

Aynı şekilde şu anda kullandığım Gin Sprint de fren basıncı ve dönüşlerdeki keskinliği açısından testlerinin çoğundan EN A almış olsa bile performans olarak EN A yı hiç hak etmediğini söyleyebilirim. Bu sebeple bence artık DHV güvenlik testlerinin yanı sıra artık bir de performans testleri devreye sokulmalı. Kanatların dönüş keskinliği, ağırlık transferine tepkisi, kalkış kolaylığı, fren basıncı, stall hızı, maksimum hızı gibi konular da ele alınmalı. Böylece kanada sadece güvenlik değil performans açısından da bir sertifikasyon verilmeli.

Eskiden olduğu gibi performans arttıkça, güvenlik azalır yaklaşımı her geçen gün doğruluk payını kaybediyor. Artık güvenlikten ödün vermeden performans artabiliyor. Öyle ki EN C performansı sergileyen bir kanat güvenlik testlerinin çoğundan EN A bir kısmından ise EN B alarak güvenlik testlerini inceleyen biri tarafından “Bu kanat iyiymiş, hazır başlangıç eğitimimi tamamlamışken kendimi geliştirmek için iyi bir kanat olabilir.” düşüncesine yol açabilir. Bu kişinin soaring uçuşu ise onu bir felakete sürükleyebilir -fazlaca dalan bir dönüş yaparak-

Şu an için performans testi olarak sadece internette daha önceden bu kanat ile uçuş yapmış pilotların yorumlarına erişebiliyoruz. Oysa test pilotları tarafından yapılmış bir performans yorumu çok da doyurucu ve bilgilendirici olacaktır.

Ayrıca unutulmamalıdır ki DHV / Acpul veya EN güvenlik testleri olmalarına rağmen test manevraları genel olarak kapanmalardan çıkışı ve bu çıkışlardaki tepkileri ölçmek üzere tasarlanmıştır. Oysa ki bir kapanmanın çıkışı kadar oluşması süreci de kanadın güvenliğinde önemli bir yer taşır. Hatta çıkışından daha önemli olarak kabul edilebilir. Çünkü kapanma olmazsa çıkışı da olmaz :)

Kapanması daha zor olan bir kanat yenilenecek güvenlik testlerinden daha güvenli olduğuna dair raporlar alabilir. Açılış tepkisi de tabi ki değerlendirilmeli ve ikisi de eşit şekilde göz önünde bulundurulmalıdır. Her ne kadar bir kanat kapanmaları çabuk ve az kayıpla tolere edebilecek yeteneğe sahip olsa da en ufak bir türbülansta dahi kapanıyorsa bu durumda o kanadın güvenlik testlerinden EN A alması biraz absürd olmalıdır. Ayrıca sürekli kapanan bir kanadın performansı da daha az kapanma yaşayan bir kanattan daha düşük olacaktır.

Sonuç olarak benim şahsi kanaatim artık güvenlik testlerinin değişen teknoloji ile beraber yenilenmesi ve yanına bir de performans testlerinin eklenmesi gerektiği yönündedir. Böylece güvenliği yüksek ve performansı da yüksek kanatları doğru pilotların seçmesi, yüksek güvenlikli ve daha düşük performanslı kanatların da doğru pilotlar tarafından seçilmesi sağlanacaktır. Umarım ilerleyen günlerde bu yönde de gelişmeler görürüz ve uçuş keyfimiz her geçen gün artar.

İnişlerinizin kalkışlarınıza eşit olması dileğiyle.

 
Tweeter button Facebook button Digg button Stumbleupon button