Archive for Kasım, 2010

Zaman -4

Bloguma yazı yazmayalı biraz zaman oldu. Aslında istiyorum arada yazı yazmak, konular geliyor aklıma, yazı kafamda şekilleniyor ama son zamanlarda bir tembellik var üzerimde belirgin bir şekilde. Aşağı yukarı bir ay olmuş son yazıdan bugüne.

Bugünkü konumuz yine “Zaman”.

Geçtiğimiz günlerde ehavk olarak sezon açılış mangalımızı yaptık, biraz gecikmeli de olsa. Orada zaman hızlı yüzünü bir kez daha gösterdi bize. Fadime “Baksana en üst dönem biziz.” dediğinde çevreme bakındım ve gerçekten bizden üst dönem kalmadığını gördüğümde ne hissedeceğimi bilemedim. Şaşkınlık, mutluluk, hüzün, sorumluluk…

Bize eğitim verenlerin, uçarken telsizdeki sesleriyle güven verenlerin, klübün işleyişini öğretenlerin artık yanımızda olamadıklarını görmek hüzünlendiriyor insanı. Biliyoruz ki bir kısmı istedikleri halde yoğunluklarından gelemiyor, bir kısmı ise hayat koşturmacasında çoktan unutmuş bizleri.

Şaşkınlık ve sorumluluk beraber geldi aslında her zaman işlerin yürüyüşünü kontrol etmek için orada olanlar yoktu artık ve bir anda işleri yürütmek yerine yürüyüşlerini kontrol etmek bizim görevimiz oldu. Anlık bir sudan çıkmış balık olma durumu yaşandıysa da, yıllardır her an fark etmeden de olsa bunun için eğitilmiştik ve artık sorumluluğu alma vaktimiz gelmişti.

Mutluluk da vardı elbet her ne kadar hüzün bursa da içimizi. Zamanında eğitmenlerimizden kısa süreli olarak aldığımız oda anahtarları bizdeydi artık. Kısa süre için alabildiğimizde bu anahtarları sevinirdik bize güvendiklerini hissederdik. Artık bu güven daimi idi. Aslında güvenme sırası da yavaş yavaş bize geliyordu. Anahtarları önce kısa sürelerle emanet etme, daha sonra yeni anahtar verme ve en son da kendi anahtarlarımızı odaya bırakıp gideceğimiz günler yaklaşıyordu.

Kampüste yaşayacağımız günlerin sayısı azalıyordu her geçen gün. Sonsuz gibi görünen dört yıl devrilmişti, aylar kalmıştı geriye. Zamanla günlere dönüşecek olan aylar. Zaman yine oyununu oynuyordu bize.

 
Tweeter button Facebook button Digg button Stumbleupon button