Archive for Nisan, 2009

Xenon

Şu xenon far teknolojisinden şikayetçiyim. Oldum olası sevmemiştim zaten parlak göz alıcı farları. Bu gece iyice soğudum.

Az önce metroya gitmem gerekti ve 4-5 tane xenon farlı araç ile karşılıklı geldiğimden ne gözlerde fer kaldı ne de bakacak güç. Camlarda biraz kirli olunca karşıdan vuran parlak ışık bütün ön cama yayıldı ve resmen ışıktan duvar oldu karşıyı görmemi engelleyecek kadar.
En kötüsü ise sinyallerin xenon far yanında sönük kalması. O sinyaller hiç görünmüyor ve adam dönecek mi düz mü gidecek ne halt edecek anlamanın hiç yolu yok. O sebeple xenon farı olan araçlarda sinyalin de gücü artırılmalı ya da en iyisi xenon fara bi kısıtlama getirilmeli.

Ruhani

Pazar gününden beri üç akşamdır okuma adı verilen ayinlere katılıyorum. Dini bütün bir insan değilim hatta inançsızım ama insanların inançlarına saygı duyduğum için katılmakta bir sakınca görmüyorum kendi adıma. Vefat eden yakınımızın geride kalan ailesine destek olabilmek gidişlerdeki asıl amaç.

Yine de o dua esnasında insanın kelimelerle ifade edemeyeceği bir hissiyat gelip çörekleniyor içine. Sanki göğsüne bir taş konuyor ama aynı anda da kalbi pırpır ediyor. Dünyadışı bir şeylerin olduğunu düşünüyor insan. Evreni kontrol eden bir güç olduğunu. Belki de bir ilahın var olabileceğini düşünüyor.
Aynı durum bir de sabah ezanlarında oluyor. Uzun ve muhtemelen yorucu bir gecenin sabahında gün ağarırken. Yeni doğan günü karşılarcasını yankılanan imamın sesi insana bir şeyleri hatırlatıyor sanki. İmana davet ediyor her seferinde reddetsem de. Baharsa eğer ya da yaz ise mevsim kuşların cıvıltısı karışıyor ezanın sesine o an doğanın hayranı oluyor insan.
An geliyor makamıyla okunan bir dua, bir sure insanı derin düşüncelere sevk ediyor. Acaba bir yaratıcı var mı diye sormaya teşvik edercesine içine işliyor insanın.
Belki de dinlerin bu kadar çok insan tarafından tutulması ve dinsizliğin çok küçük bir güruh içinde kalmasının nedeni bu etkileyicilik. İnsanın yanıtı belirsiz sorulara düşünmeye iten o içine işleyen tonlar. Ardından da sorulara cevap olarak gelen ilah inancı.
Her insan çıkmaza girdiği anda kendinden üstün bir şeye inanma ihtiyacı hissediyor ne de olsa. O zaman akıllı insanlar neden bundan yararlanmasın, neden kendilerini yaratıcının ulağı ilan edip melodik şiirlerle insanların beynini yıkamasın ki? Bu ulaklıktan yararlanarak kendine toplumda yer edinmesin ki?
Yine de hem yetiştiğimiz çevrenin hem de o etkileyici melodinin sonucunda her sabah ezanında içim titriyor ve ruhani bir şeylerin var olabileceğini düşünmeye ikna ediyor beni.
 
Tweeter button Facebook button Digg button Stumbleupon button