Archive for the ‘ sevgi ’ Category

Gerçek Aşk

Cuma günü Güz Sancısı filmine gittim. Gerçekten güzel bir film olmuş. Çok fazla filmin konusundan ve içeriğinden bahsetmek istemiyorum ama şunları söyleyebilirim ki filmde siyasi olaylar da, arkaplanda dönen işler de, aşk  da abartılmadan kararında kullanılmış. Bu öğelerden hiçbiri filmi tek başına götürmüyor hepsi dengeli ve lezzetli bir karışım olmuşlar.

Bundan sonra yazcağım bir kaç satır spoiler içerebilir. Ben filmle ilgili açık vermemek için elimden geleni yapacağım ama bir kareyi anlatmam gerekiyor sadece bir kare. Erkek ve kadın yatakta birbirlerine bakıyorlar ve erkeğin gözlerinde sonsuz bir huzurun ışığı var.
İşte bana göre gerçek aşkı anlatan kare. Gerçek sevgili yanında huzur bulabildiğin, gözlerinin içine bakıp da konuşurken kendini çok rahat hissedebildiğin, sarıldığında kollarındakini incitmekten korkarak ama sarılmaktan da çekinmeden sarmaladığın, her an tehlikelerden korumak istediğin insandır.
Tarih 5 Eylül 2007 idi. Alsancakta arkadaşımla buluşacaktık ve hazırlık muafiyet sınavı için beni çalıştıracaktı. Sen Ürkmezde idin ya da ben öyle biliyordum. Ki karşıdan geldiğini gördüğümde hiç şüphesiz sevinmiştim. En son 22 temmuzda görüşmüştük ve ben seni çok özlemiştim. İşte o an sana sarıldığımda gerçekten huzur bulmuştum yanında, sadece sen ve ben vardık dünya bomboştu. Gözlerinin içine baktığımda mutluluğu gördüğümü zannediyordum.
18 Mayıs 2007 yer yine Alsancak seninle ilk buluşmamız. Sahilde kıyıdaki tahtalarda oturuyorduk ve sen omzumda uyukluyordun. Sonsuz bir huzur kaplıyordu yine etrafı sanki seninle bütün evrende uyuyordu. Sadece ben uyanıktım seni tehlikelerden korumak için, senin güzelliğini doya doya izlemek için, kulağına güzel sözler fısıladamak için.
Gerçek aşk huzuru bulmaktı ve gerçek sevgili huzur bulabildiğin yerdi. Bunu senin yanında hep hissediyordum ama daha önce dile getiremiyordum. Sanki hissedip de anlatamadığım bir şeydi. Bir ürperme gibiydi sıcak bir yaz gecesinde. Güz sancısını izlerken o bakışları görünce hislerim bir anda vücut buldu. Kendi kendilerine kelimelere dönüştüler.
Biterken : Gece Yolcuları -Yıldızlardayım

Dinmiyor özlemin

Bir türlü seni aklımdan tam olarak atamıyorum. Dün gece uzun bir aradan sonra iki damla yaş süzüldü yastığıma, bir daha taştı bardak. Aklımda yine sen vardın ve yine 7 eylül vardı aklımda.

Nasıl da normal bir şey gibi karşılamıştım ilk duyduğumda. Sen bilirsin demiştim, sen nasıl istersen. Sonra ağlamıştım günlerce hiç susmadan hıçkıra hıçkıra. Anlayışlı sevgilindim ben senin ve anlayıştan ödün veremezdim.
Ama şimdi düşünmeden edemiyorum. Acaba ayrılmak istemiyorum deseydim ilk anda her şey farklı olur muydu? Her şey bitmeden isteseydim ikinci şansımı, bir an için de olsa vaz geçmeseydim bu ilişkiden.
Yoksa her şey Babam ve Oğlum filmindeki gibi mi olurdu? Dur desem bile yıkıp geçer miydin beni? Muhtemelen yapardın, sen bir şeyi kafana koyunca seni vaz geçirmek kolay değildi. Yine de deneseydim ben şansımı ödün verseydim kendimden. Ne olurdu sanki ilk anda dur gitme deseydim.
Bu düşünceler boğuyor beni kimi zaman. Daha önce de yazmıştım bazı şarkılar vardır bizi anlattığını hissederiz diye. Aslında sadece senin başına geldiğini ya da ilk senin başına geldiğini düşündüğün bir konuda yalnız olmadığını hissetiren şarkılardır bunlar. En son Erkin Koraydan Arap Saçı içimde uyandırdı bu hisleri Arap Saçını dinlerken hüzünlendim. Aşağıda bir kısmı olacak şarkı sözlerinin gerçekten bana uyduğunu düşündüğüm kesiminin.
Şu anda burada bu kadar rahat yazıyorum çünkü bu yazıları sadece senin kim olduğunu, benim için değerini bilen insanlar okuyor. Ve biliyorum ki sen bu yazıları okumuyorsun. İşte bu yüzden bu kadar rahat yazıyorum. Biliyorum burada ne kadar haykırsam da sen sesimi duyamayacaksın, biliyorum ben burada ne kadar ağlasam da sen gözyaşlarımı göremeyeceksin ve ben burdaki ızrvalarımla seni rahatsız etmeyeceğim. İşte bu yüzden burada bu kadar rahatım.
Bu sayfa benim için senin kolların kadar rahat ve sıcak. Senin gülümsemen kadar güzel ve gözlerin kadar renkli bir sayfa. Öte yandan beni bırakıp gidişin kadar da acı bir sayfa ki her girdiğimde gözlerimi dolduruyor.
Gelelim şarkı sözlerine: 
“Sen gittin saçlarıma
erimez karlar yağdı
mevsimlerin tadı yok
baharım sende kaldı
ansızın gidiverdin
haber bile vermedin
hem kendin harap oldun
hem beni benden ettin”
Umarım şu anda mutlusundur. Çünkü her ne kadar beni üzmüş olsan da ve üzmeye devam etsen de sen mutlu olmayı hak ediyorsun.

Nergis

Adını Narkissostan alan, kaynağı mitolojik efsanelere dayanan, narsizmin simgesi : Nergis. Narsizmin de isim babası olan Narkissos suda gördüğü yansımasına aşık olur, her gün onu görmeye gider ve bir gün suda boğularak hayatını kaybeder ve öldüğü yerde nergis çıkar.

Şu anda bilgisayar monitörümün yanından bana bakıyor bir demet nergis ve güzel kokuları hastalığıma rağmen burnumdan içeri sızıp beynime ulaşıyor. En sevdiğim çiçektir nergis kış gelip havalar soğuduğunda, genellikle kasım sonu çıkar ve bütün çiçeklilerde yerini alırken İzmirin sokakları mis gibi nergis kokar. Ve ben her kış mutlaka bir demet nergis alırım. Kimi zaman kendime, kimi zaman anneme, geçtiğimi kış ise senin annene almıştım.

Tarih 28 Aralık 2007 di. Biz ayrılalı 3 ayı biraz geçmişti ve ben hala seni geri kazanabilmek için çırpınıyordum. Umutsuz bir çaba, boşuna bir yıpranma. Sana bir söz vermiştim 22 Temmuz da o çok sevdiğin peluş Tazmanya canavarını alacaktım yılbaşında. Her ne kadar yılbaşında bir çift değil de birbirinden ayrı tekiller olsak da. Sözüm değerliydi ve ben sözümü tutacaktım.

28 aralığa gelene kadar haftalarca aradım o Taz’ı bulabilmek için sonunda İzmirde bulamayınca İstanbulda arkadaşıma aldırıp İzmire getirtmiştim. Ve o gün her şey hazırdı. Taz kucağında mektubum ve sana ait tek bir kırmızı gül, annene ise bir demet nergis. Sen geri dönmedin belki ama yine de ben şansımı denemiştim ve yine de güzeldi nergisler.

Nergis en sevdiğim çiçektir. Her kış İzmirin sokakları nergis kokar ve bu kış nergisin benim için her zamankinden çok anlamı var. Umutsuz bir çırpınışın şahidi nergisler. Baktıkça o günleri hatırlatır bana artık, Narkissosun çiçeği.

Biterken : Barış Manço – Ayrılık

Her yerde sen

Bugün yine olan oldu. Baktığım her yerde yine seni gördüm. Otobüsteki kızda senin gözlerin vardı, kampüstekinde senin saçların, metrodaki bebekte senin gülümsemen.

Yine her yerde seni görmeye başladım. Yine seni özlemeye başladım. Bu hastalık yine tekrarladı. Oysa ki unutmuştum. Oysa ki vazgeçmiştim, kendime yeni bir hayat kurmuştum.

Sanırım yaramın kabuğunu ne kaldırdı, yeniden bu yarayı kanatan ne oldu biliyorum. Eminim hiç haberin olmadan yaptın bunu ve eminim şu anda bunları okumadığın için haberin de yok ve hiç olmayacak. Bundan 10 gün önce Korkuyorum u yazmama neden olan olaydı yaramı kanatan. MSN de seni görmemdi.

Aslında bu sadece bir imge altında yatan düşünceler çok daha farklı çok daha hastalıklı. Sen biaz beraber olmadan önce MSN e çok nadir girerdin ve ayrıldıktan sonra da aynı nadirlikte girmeye devam ettin. Ama biz birlikteyken o zaman her gece MSN de konuşurduk uzun uzun. Şimdi de yine uzun kalmaya başlamıştın. Bunun bana neler ifade ettiğini ben bile düşündükçe görebiliyorum ancak o kadar derinlerde bir düşünce ki beni korkutan. Bilinçaltının bile ne karanlık köşelerine saklanmış en hastalıklı düşünceler bunlar.

Korkumun sebebi belliydi gayet. Sevgilin olmasından korkuyordum seni seven biri olmasından. Aslında o kadar güzelsin ki korkmakta haklıyım. Ancak şunu unutuyorum sürekli ki düşüncelerimi hastalıklı yapan asıl neden bu. Biz artık beraber değiliz. Birbirimizin değiliz artık ve sen de ben de istediğimle beraber olabilirdik. Ama hayır öyle değildi sanki ben özgürdüm ama sen hala benimdin. Kimse sana dokunamazdı, kimse sevemezdi seni. Korkumun altında yatan şey buydu. Şu anda beni korkutan da, bu düşüncelerin ne derece hastalıklı olduğu, normal değil bu düşünceler ve ben psikopat ve takıntılı bir eski sevgili olarak hatırlanmak istemiyorum. Bu nedenle normal davranmak için çabalıyorum.

Ve normal olmak için çabaladıkça seni daha çok hatırlayıp her yerde seni, herkeste sana ait bir parça görüyorum.

Biterken : Deniz Seki – Sahici (http://www.powerturk.com/2007/tikladinle.asp Powertürk Web Radyosu)

Son Zamanlar

Son zamanlarda bir takımdeğişiklikler var bende. Korkar oldm her şeyden ama her şeyden. Yani kısa bir liste hazırlarsam:
-Aniden miyavlayan kediden
-Gecenin yarısı üst kat komşusunun çektiği sifondan
-Odada perdeyi açınca karşıma adam çıkmasından
-Koridorda ışığı yakınca karşımdaki kapıyı kapalı bulmaktan
-Bilgisayarın arada çıkardığı seslerden
-Sokak köpeklerinden…
bu liste böyle uzayıp gidiyor son günlerde. Pek bi korkak oldum eski dertsiz günlere dönmek dileğiyle.

İyi geceler…

 
Tweeter button Facebook button Digg button Stumbleupon button